Trafik kanununun kendi ödeme süresi 1 ay. Kabahatler kanununun, süresi düzenlenmemiş cezalar için koyduğu genel ödeme süresi de 1 ay. İki rakam bugün aynı — ama iki ayrı kural, iki ayrı metin, ve birbirinden bağımsız olarak değiştirilebilirler.
Bu yüzden onları tek bir alan gibi göstermiyoruz. Aynı değeri taşıyan iki kuralı tek satıra indirmek, ileride biri değiştiğinde sayfanın hiçbir şey söylemeden yanlışa dönmesi demek. Değer çakışması, isim çakışmasının aksine gözle görülmüyor; görünmeyeni ayrı tutmak tek çare.
Aynı titizlik indirim için de geçerli: %25 indirim, «ödeme süresi içinde» ödendiğinde uygulanıyor. Hangi ödeme süresi olduğu ise cezanın kendi kanunundan geliyor. Trafik cezasında bu, trafik kanununun süresi — ve rehberin her satırında bir erken ödeme tutarı basılmış olması bunun uygulamadaki karşılığı.
İndirim hükmünün trafik kanununda değil kabahatler kanununda olması, hızlı bir okumada indirimin trafik cezalarına hiç ulaşmadığı sonucunu doğuruyor. Doğrusu şu: hüküm, hangi süre geçerliyse onun içinde yapılan ödemeye indirim veriyor, ve trafik cezasında geçerli olan süreyi trafik kanunu koyuyor. İki metin böylece birbirine bağlanıyor.
Gecikmede ise sayaç ay üzerinden dönüyor: ay kesirleri tam ay sayıldığı için bir gün gecikme bile bir aylık faiz doğuruyor. Bu, gecikmeyi gün gün hesaplamaya alışkın bir okuyucunun en sık yanıldığı yer — ve hesaplayıcının ay sayısını sorması bu yüzden.